Physical Address
304 North Cardinal St.
Dorchester Center, MA 02124
Physical Address
304 North Cardinal St.
Dorchester Center, MA 02124

Bilimsel bilgiye ulaşma yolları, internette bir konu hakkında ilk çıkan sonucu okumaktan çok daha fazlasını içerir. Günümüzde bilgiye ulaşmak kolaydır; zor olan ise doğru, güncel, kanıta dayalı ve güvenilir bilgiyi ayırt edebilmektir.
Sosyal medya paylaşımları, blog yazıları, videolar ve haberler hızlı bilgi sağlayabilir. Ancak bunların her biri bilimsel kaynak değildir. Bilimsel bilgiye ulaşmak için araştırmanın kim tarafından yapıldığına, hangi yöntemle yürütüldüğüne, hangi veriye dayandığına ve başka araştırmalarla desteklenip desteklenmediğine bakmak gerekir.
Bu rehberde; bilimsel makalelere, akademik veri tabanlarına, tezlere, resmî kurum raporlarına ve açık erişimli araştırmalara nasıl ulaşılacağını adım adım anlatıyoruz.
Bilimsel bilgi; gözlem, deney, ölçüm, analiz, eleştirel değerlendirme ve kanıt temelli yöntemlerle elde edilen bilgidir. Bilimsel çalışmalarda sadece bir iddia ortaya atılmaz; bu iddianın hangi veriye dayandığı, nasıl test edildiği ve hangi sınırlılıklara sahip olduğu da açıklanır.
Örneğin “bir yöntem kesin sonuç verir” şeklindeki iddialar bilimsel açıdan dikkatle değerlendirilmelidir. Bilimsel araştırmalarda sonuçlar genellikle kanıt düzeyi, örneklem büyüklüğü, yöntem, hata payı ve çalışmanın sınırlarıyla birlikte sunulur.
Bilimsel bilgi değişmez değildir. Yeni veriler ortaya çıktıkça, eski sonuçlar güçlenebilir, yeniden yorumlanabilir veya geçerliliğini kaybedebilir. Bu durum bilimin zayıflığı değil; kendini sorgulayan ve yeni kanıta açık yapısının sonucudur.
Doğru bilgiye ulaşmak; sağlık, eğitim, teknoloji, tarih, çevre, ekonomi ve günlük yaşam kararları açısından önem taşır. Özellikle sağlık ve hukuk gibi alanlarda yanlış bilgi, ciddi sonuçlara yol açabilir.
Bilimsel bilgiye ulaşmayı öğrenen kişi:
TÜBİTAK Bilim Genç’te aktarılan bir araştırma da, öğrencilerin internette karşılaştıkları bilgilerin güvenilirliğini değerlendirmekte zorlanabildiğini gösteriyor. Bu nedenle kaynak sorgulama becerisi, dijital dünyada temel bir ihtiyaçtır.
Bilimsel bilgiye ulaşmanın en pratik yollarından biri Google Scholar, yani Google Akademik kullanmaktır. Google Scholar; akademik makaleleri, tezleri, kitap bölümlerini, konferans bildirilerini ve bazı araştırma raporlarını bulmaya yardımcı olur.
Normal Google aramasında bloglar, haber siteleri, forumlar ve satış sayfaları öne çıkabilir. Google Scholar’da ise daha çok akademik yayınlar listelenir.
Arama yaparken konuyu mümkün olduğunca net yazmak gerekir. Örneğin:
iklim değişikliği Türkiye kuraklık araştırmasısosyal medya gençler ruh sağlığı akademik makaleuyku kalitesi ve öğrenme bilimsel çalışmadeprem risk azaltma araştırma raporuArama sonuçlarında makalenin yayın yılına, yazarına, dergisine ve kaç kez atıf aldığına bakmak faydalıdır. Çok atıf alan bir makale önemli olabilir; ancak yalnızca atıf sayısına bakarak kesin karar verilmemelidir. Yayının güncelliği ve yöntem kalitesi de önemlidir.
Hakemli makale, yayımlanmadan önce alanında uzman kişiler tarafından değerlendirilen bilimsel çalışmadır. Bu süreçte araştırmanın yöntemi, verileri, sonuçları ve kaynakları incelenir.
Hakem değerlendirmesi, bir çalışmanın mutlak biçimde hatasız olduğu anlamına gelmez. Ancak bilimsel denetimden geçtiğini gösteren önemli bir ölçüttür.
Harvard Library’nin kaynak değerlendirme rehberinde; bir yayının güncelliği, konuya uygunluğu, yazarın uzmanlığı, doğruluğu ve amacı birlikte değerlendirilmesi gereken temel ölçütler arasında sayılır. Ayrıca hakemli yayınlarda araştırmanın uzmanlar tarafından incelendiği belirtilir.
Bir makalenin hakemli olup olmadığını anlamak için şunlara bakabilirsiniz:
Üniversitelerin kütüphaneleri, bilimsel bilgiye ulaşmak için en güvenilir merkezlerden biridir. Birçok üniversite; öğrencilerine ve akademisyenlerine EBSCO, JSTOR, ScienceDirect, Web of Science, Scopus, ProQuest ve benzeri veri tabanlarına erişim sağlar.
Türkiye’de TÜBİTAK ULAKBİM tarafından yürütülen EKUAL sistemi, üniversitelere akademik elektronik kaynaklara erişim imkânı sunar. Bu sistem kapsamında farklı disiplinlerden çok sayıda akademik veri tabanı bulunur.
Bir üniversite öğrencisi veya akademisyeniyseniz, okulunuzun kütüphane sayfasına girerek “elektronik kaynaklar” veya “veri tabanları” bölümünü kontrol edebilirsiniz. Üniversite dışından araştırma yapan kişiler için ise açık erişimli makaleler önemli bir seçenektir.
Her bilimsel makale ücretli değildir. Açık erişim sistemi sayesinde birçok araştırmaya ücretsiz ulaşmak mümkündür.
Açık erişim kaynakları arasında şunlar yer alır:
TÜBİTAK’ın açık bilim ve açık veri portalı, araştırma verilerinin hazırlanması, korunması, paylaşılması ve yeniden kullanılması konusunda rehberlik sunar. Aperta Açık Arşivi’nde TÜBİTAK destekli projeler, yayınlar ve bazı araştırma verileri ücretsiz erişime açılabilir.
Açık erişim, araştırmacılar için büyük kolaylık sağlar. Ancak ücretsiz olması tek başına bir kaynağın güvenilir olduğu anlamına gelmez. Kaynağın yayımlandığı yer, yazarı ve yöntemi yine kontrol edilmelidir.
Yüksek lisans ve doktora tezleri, belirli bir konuyu ayrıntılı biçimde inceleyen değerli kaynaklardır. Tezlerde genellikle geniş literatür taraması, kaynakça, araştırma yöntemi ve bulgular bölümü bulunur.
Türkiye’de tez araştırmak için YÖK Ulusal Tez Merkezi kullanılabilir. Üniversitelerin kendi açık arşivlerinde de tezler, makaleler, kongre bildirileri ve projeler yer alabilir.
Ayrıca TÜİK, AFAD, TÜBİTAK, Sağlık Bakanlığı, Merkez Bankası, MTA ve belediyeler gibi kurumların yayımladığı raporlar; istatistik, afet, çevre, ekonomi ve kamu hizmetleri gibi konularda önemli birincil kaynaklardır.
Bir kamu kurumunun raporu, özellikle o kurumun kendi sorumluluk alanındaki veriler için güçlü kaynak olabilir. Örneğin deprem bilgisi için AFAD; nüfus, enflasyon veya iş gücü verileri için TÜİK; sağlık politikaları için Sağlık Bakanlığı kaynakları öncelikle incelenmelidir.
Bilimsel bilgiye ulaşırken en önemli kurallardan biri, tek bir kaynağa bağlı kalmamaktır. Bir araştırma önemli sonuçlara ulaşmış olabilir; fakat başka çalışmalar farklı sonuçlar bulmuş olabilir.
Bu nedenle şu soruları sormak gerekir:
Özellikle sağlık, beslenme ve psikoloji alanlarında tek bir küçük araştırmaya dayanarak kesin yargıya varmak doğru değildir. Sistematik derlemeler ve meta-analizler, birden fazla araştırmayı birlikte değerlendirdiği için daha geniş bir kanıt çerçevesi sunabilir.
Bir bilgiyi değerlendirirken “Bunu kim söylüyor?” sorusu çok önemlidir. Yazarın o konuda eğitimi, araştırması, kurumsal bağlantısı ve yayımladığı çalışmalar kontrol edilmelidir.
Örneğin tıp alanındaki bir konuda:
Dünya Sağlık Örgütü, güvenilir sağlık bilgisini belirleme çalışmalarında kanıta dayalı içeriklerin ve kaynak değerlendirmesinin önemini vurguluyor.
Bir sosyal medya hesabının çok takipçili olması, o hesabın bilimsel olarak güvenilir olduğu anlamına gelmez. Popülerlik ile uzmanlık aynı şey değildir.
Bir bilimsel makalenin en değerli bölümlerinden biri kaynakçadır. Kaynakça, araştırmacının hangi çalışmalardan yararlandığını gösterir. Güçlü bir makale; güncel, ilgili ve güvenilir yayınlara atıf yapar.
Araştırma yöntemine bakmak da önemlidir. Şu sorular sorulabilir:
Bilimsel araştırmalarda “kesinlikle”, “mucize”, “garantili çözüm” ve “herkeste aynı sonucu verir” gibi ifadeler dikkatle değerlendirilmelidir. Gerçek bilimsel yayınlar, araştırmanın sınırlarını ve belirsizliklerini de açıklar.
Bilimsel bilgi ararken şu sırayı izleyebilirsiniz:
Dünya Sağlık Örgütü’nün araştırma rehberi de odaklanmış bir soru oluşturmayı, uygun anahtar kelimeleri seçmeyi, doğru veri tabanlarını kullanmayı, arama kayıtlarını tutmayı ve bulunan kanıtı eleştirel biçimde değerlendirmeyi önerir.
Hayır. Google, bilgiyi üreten bir kurum değil; internetteki sayfaları listeleyen bir arama motorudur. Arama sonuçlarında akademik makaleler de olabilir, kişisel yorumlar da, reklam içerikleri de, yanlış bilgi içeren siteler de.
Bu nedenle Google’da ilk sırada çıkmak, bir bilgiyi otomatik olarak doğru yapmaz. Arama motoru sonuçlarını başlangıç noktası olarak görmek; ardından güvenilir kaynakları kontrol etmek gerekir.
Bilimsel konuları anlaşılır biçimde değerlendiren içeriklere örnek olarak Dinozorlar Nasıl Yok Oldu? 66 Milyon Yıl Önce Yaşanan Büyük Yok Oluş yazımızı da okuyabilirsiniz.
Bilimsel bilgiye ulaşmanın en güvenli yolu; hakemli makaleler, akademik veri tabanları, üniversite kütüphaneleri, tezler, resmî kurum raporları ve açık erişimli arşivlerden yararlanmaktır.
Ancak kaynağa ulaşmak tek başına yeterli değildir. Bilginin güncelliğini, yazarını, yöntemini, kanıt düzeyini ve başka araştırmalarla uyumunu da değerlendirmek gerekir.
Bilimsel düşünme; “İnternette yazıyor mu?” sorusundan çok, “Bu bilgi hangi kanıta dayanıyor?” sorusunu sormaktır.
Bilimsel açıklama ile insanlık tarihine dair farklı yaklaşımları karşılaştırmak için İnsan Nasıl İnsan Oldu? İnsan Evriminde 7 Temel Dönüm Noktası başlıklı yazımıza da göz atabilirsiniz.
Google Scholar, üniversite kütüphaneleri, DergiPark, açık erişim arşivleri ve resmî kurum raporları bilimsel bilgiye ulaşmak için iyi başlangıç noktalarıdır.
Hakemli makale, yayımlanmadan önce alan uzmanları tarafından incelenen akademik çalışmadır.
Wikipedia başlangıç noktası olarak yararlı olabilir; ancak akademik çalışma veya önemli kararlar için ana kaynak olarak kullanılmamalıdır. Sayfadaki kaynaklara gidilerek özgün yayınlar incelenmelidir.
Sosyal medya paylaşımları tek başına güvenilir bilimsel kaynak kabul edilmez. Bilginin dayandığı araştırma, kurum ve uzmanlık kontrol edilmelidir.